Üniversite yıllarının başlangıcında bir ev arkadaşımın tanıştığı Selin ile kısa bir tanışıklık yaşamıştık. O akşam, kahvaltı sonrası eve dönüp dinlenirken aramızda gelişen bir sohbet, sonrasında farklı bir akışa sürüklendi. Selin üzerinde siyah sade bir T-shirt ile kilotlu çoraplar arasındaki kontrast, odanın ışıkları altında dikkat çekiyordu. Yanında yalnızca birkaç yakın arkadaşımız vardı; bizler ise bastırılmış merakla birbirimize bakıyorduk.

Bir süre geçti ve Selin’in İstanbul’a gelecek kuzeniyle birlikte geleceğini öğrendik. Ev arkadaşım bu sürpriz için olumlu yanıt verdi ve geceyi birlikte geçireceğimiz o akşam geldi. Selin, gelmeden önceki sessizliğini bir kenara bırakıp, kendini rahat hissettiği bir ortam arayışına girdi. Akşam yavaş yavaş ilerlerken, oyunlar ve sohbetler boyunca içki etkisini hissetmeye başladık. Selin’in enerjisi yükseliyor, sohbetler hakkında bizleri hızla sarıyordu.
Gece saatleri ilerledikçe, birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı bulduk. O an, farklı duyguların kapısını aralayan bir yakınlaşma yaşandı. Selin ile aramızdaki temas, karşılıklı çekimi ve içtenliği belirgin biçimde hissettirdi. Aramızdaki bağı güçlendirmek için birbirimizin bedenlerine dokunduğumuz anlar, ikimizin de o ana kadar sakladığı arzunun yüzeye çıkmasına neden oldu.
Bu anlar, sadece fiziksel yakınlaşmanın ötesinde, birbirimize karşı olan merakın ve heyecanın birleşimini temsil ediyordu. Zaman ilerledikçe karşılıklı güvenin de güçlendiğini hissettik; her adım, daha samimi ve özgürce paylaşmayı sağlayan bir yol oldu. Selin ile yaşadığım bu anılar, üniversite hayatımın ve arkadaş çevremin dinamiklerini yeniden düşünmemi sağladı.