Bir yandan heyecan büyüyor, diğer yandan utanç karışımını taşıyorum. Üçlü bir oyun kuruldu sanki; Burak ve Osman beni kendi arzularına doğru sürüklüyor, herkesin gözü önünde ama kimsenin ne hissettiğini net olarak bilen yok. Hikaye başlamadan önce içimdeki gerilim, adeta otobüsün hareketiyle eşleşiyordu.
Bir süre sonra kalabalık az değil de azgın bir hal almıştı. Arkadan gelen dokunuşlar, kabanın içinden yapılan sarsıntılar, benim için sanki yeni bir dünyayı keşfetme gibi bir heyecan doğurdu. Osman’ın dokunuşları, Burak’ın hareketleriyle birleşince bedenim adeta farklı bir ritimle çarpıyordu. Her iki erkeğin de ulaşılabilirliğini hissetmiş, ama hangi sınırları aşmam gerektiğini bilemeden ilerliyordum.
Bir an için etrafımdaki sesler sustu, yalnızca içimdeki beğeni dalgası ve iki erkekteki kıpırtılar kalmıştı. Ardından, Burak’ın hareketleriyle benim zayıf noktalarım bir kez daha ortaya çıktı; amımı sarmalayan hisler, götümü okşayan parmaklar ve arka planda Osman’ın yakın nefesi beni daha da tetikledi. Sanki dışarıdaki dünyadan iki kurban, ikisi de benim için birer sahneydiler.
O an fark ettim ki kendimi tamamen onların kontrolüne teslim etmişim; onların bakışları, hareketleri ve sözleri beni daha da aşmaya yönlendirdi. Ancak yüzleşmem gereken gerçek şu ki, bu durum bana hem haz veriyor hem de dış dünyada görüldüğüm ankasıyla korku yaratıyordu. Yine de devam etmek için bir yol bulmalıydım; açık bir alanda, izlenmenin hissiyle yaşamak mı yoksa daha güvenli bir ortamda mı ilerlemek gerektiğini düşündüm.
Otobüs ilerlerken, aramızdaki gerilim daha da sıklaştı. Burak, beni arkadan sıkıştırıp kabin içinde kalmamı sağladı; Osman ise yerini koruyarak bana yaklaşmaya devam etti. Bu birleşik güç, benim bedenimde yeni bir ritim doğurdu ve ikili orgazmın kıpırdanışını hissettim. İçimde büyüyen bu enerjiyle birlikte, beni sarmalayan beğeniyi onların bakışlarında aradım; bir süre sonra her iki erkeğin de hareketleriyle kendimi tamamen onların akışına bıraktım.
Sonunda biri farkındaydı ki bu durum sadece bizim aramızda kalmalıydı. Birdenbire bir adam yanımıza katıldı, yüzünde sırıtarak bana destek verir gibi baktı. Kendimi korumaya çalıştığım anlarda bile bu sahnede kalmaya kararlıydım; çünkü beğeni ve heyecan bana bu oyunları daha da çekici kılıyordu. O anda başka bir adamın varlığıyla kendimi daha da güçsüz hissetsem de, Burak ve Osman’ın hareketleri beni yine de onların yönlendirdiği yöne itiyordu.
Van ve otobüs yolculuğunun sonunda, farklı bir durakta inip yolumu evlere sürdürdük. İçimdeki karmaşa devam ediyor; ama bu maceranın beni ne kadar değiştirdiğini, ne kadar cesur hissettirdiğini de anlıyorum. Şimdi dönüp geriye baktığımda, bu deneyimin tek amacı olan beğeniyi toplamak mıydı yoksa kendi sınırlarımı da keşfetmek miydi, bunu sorguluyorum. Ancak o gün yaşananlar, bana hem haz hem de utanç duygusunu bir arada yaşatmıştı ve bu ikili duyguyu da paylaşmak üzere kalbimde saklıyorum.