Bir gün oğlumla alışveriş için Bakırköy’e doğru yola çıktık. Bayan reyonunun üst katta sessizliğin hâkim olduğu bir günde, ben etek arayışı içindeyken yanımıza genç bir mağaza çalışanı yaklaştı. Yakışıklılığı beni etkilemedi, zira evli ve çocuğum yanımdaydı; bununla ilgili düşüncelerim de bu gerçeği değiştirmiyordu. Ancak oğlum bana bir etek gösterdi ve ben denemek için kabine girdim.
Üstümü çıkardığım anda etek bacaklarımın üzerinde zarifçe duruyordu; dizlerimin beş karış üstünde, kıvrımlı hatlarım ve beyaz tenim göz kamaştırıyordu. Siyah uzun çizmelerimle uyum içinde olan etek, kabinden çıkarken perdeyi aralık bıraktığımı fark ettirdi; oğlum bana bakarken yanıtı başka bir yöne çevirdi. Bu durum beni çok etkilemişti ve geçmişte hiç yaşamadığım bir gerilimi hissettim.
Çalışan genç, eteklerim ve kıyafetlerim hakkında övgü dolu sözler söylerken, ben de onunla konuşurken içimdeki gerilim artıyordu. İçimde bir arzu ve suçluluk karışımı duygular, bana hem kaçamak hem de heyecan veren bir hikâye gibi sarıyordu. Kabine girdiğimde, arkamı gören ayna bana aniden farkını gösteriyordu; el ve parmaklarım hareketlenirken bedenimdeki sıcaklık yükseliyordu. O anda, kendi sınırlarımı zorlayıp zorlamayacağımı düşündüm ve karar anı geldiğinde her şey hızlı akıp geçti.
Çocuk, “geliyorum” dediğinde ben de aniden ivme kazanmıştım. İçimdeki suskunluk yerini suskun bir çığlığa bırakırken, onun baskısıyla etek aşağı kaydı; kısa bir an için kendimi kaybettiğim bir sahneye yuvarlandım. Gözlerim ayna karşısında buluşurken, göğüslerim ve tenim üzerindeki dokunuşlar beni farklı bir dünyaya sürükledi. İçimdeki istek ve utanma bir araya gelip beni bir hareketin eşiğine getirdi. Lütfen beni becer, ben senin karınım artık diyen dilimin kıpırdanmasıyla, o an karar verip hızlıca hareket ettik.
O anda sesler yükselse de, dışarıdaki dünyadan kopmuş bir an yaşadık. İkisinin de hızla toparlanıp giyinmesiyle dışarı çıktık ve aceleyle dükkândan ayrıldık. İçimdeki utanç ve şaşkınlık karışımı duygularla, bu olayın etkisini hâlâ hissettiğimi fark ettim. O günün ardından oğlumla birlikte yolumuza devam ettim ve aklımda kalan tek şey, yaşadığım bu özel anın beni nasıl sardığıydı.